• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAINTS MODA KİLİSESİ
    • Dünyanın Işığı Sizsiniz
    • ALL SAINTS MODA
    • Sizin Işığınız İnsanların Önünde Öyle Parlasın ki...
    • ALL SAINTS MODA
    • Göklerdeki Babanız'ı Yüceltsinler!

Yaratıcın olan Rab'bi
bütün yüreğinle, 
bütün canınla ve
bütün aklınla seveceksin.
İşte ilk ve en önemli buyruk budur. İkinci buyruk da şudur. 
Komşunu kendin gibi seveceksin.
İSA MESİH
(Mat.22:37-39)
 
MANA
ÇALIŞMALARI

GENEL
YOL REHBERİ

İLAHİLER


KİTAPLAR

ANASAYFA



Efendimiz diyor ki;

Bu nedenle size şunu söylüyorum: Ne yiyip ne içeceğiz? diye canınız için.. Ne giyeceğiz diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Matta 6:25

Matta 6:32

Uluslar (bütüne yürüyemeyenler) hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz öncelikle O’nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir. O halde yarın için kaygılanmayın.. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter. 

“Ne yiyip ne içeceğiz? diye canınız ve ne giyeceğiz diye bedeniniz için kaygılanmayın” şeklindeki ifade ve bir anlamda buyruk Efendimizin bir çok yaşamı dönüştürüp değiştiren buyruğu arasında yer alan harika bir buyruktur. Ama doğrusu bu buyruğu acaba hangimiz tam anlamı ile bir yaşam tarzı olarak algılayıp yaşama indirgeyebiliyoruz?

Peki, gerçekten böyle bir buyruğu yaşama alabilseydik acaba neler olurdu? Belki de bu soruyu “neler olmazdı ki” şeklinde bir cevapla  karşılamamız lazımdır.  Çünkü bugün dünyamızın en büyük sorunları arasında ne yiyip ne giyeceğimiz hakkında güne taşınan kaygılar da yer almaktadır.Hatta bir çok depresyon, sıkıntı, anksiyete gibi sinsi ruhsal rahatsızlıkların temelinde bile başka kaygılarla birlikte bu kaygılarında yer aldığı bir gerçektir. 

 Bazılarımız Efendimizin bu harika buyruğunu “yan gelip yatmak, çalışmamak, tembellik ya da kaygısızlık yapmaya teşvik” olarak algılayabilir ve yanlış yorumlayabilirler. Ama doğrusu bu ifadelerin özünde “tembellik, kaygısızlık, boş vermişlik” gibi bir anlam yoktur. Aksine bu ifadelerde bir çoğumuzun maddeye olan bağlılılığın başımıza ne tür dertler açtığını bize anlatma gayreti vardır. Bu sözler öncelik verdiğimiz maddenin yaşamımızda oluşturduğu bağımlılığa ve tatminsizliğe işaret etmekte ve bize eğer mümkünse sınırlı ve sürekli olmayan maddenin ve maddi hazların üstünde sınırsız ve sonsuz olan mananın mana hazlarını algılamamızı salık vermektedir. 

Yaratanla yani bütünle ilgisi olmayan, parçada yani kendi sınırlı ego ve içsel algılarında yaşayan insanların hep bu şeylerin peşinden gittikleri Matta 6:23’de oldukça net bir biçimde vurgulanmaktadır. Diğer taraftan bu sözlerde Yaratana yani Mesih’i yüreğe almakla ve Ruh’un rehberliğini rehberlik edinmekle bütüne yürüyenlerin, her şeyden önce evrensel Yaratan istemini yani göklerin egemenliğini aramakla zaten madde ve maddi beklentilerinin karşılanacağına işaret vardır. 

Görüldüğü gibi bu ve benzeri ifadelerde, buyruklarda, öğretilerde hep adeta “dene ve gör” dercesine bir teşvik söz konusudur. Mesih İsa kendi ifadesi ile “bol yaşam için” gelmiş olan kurtarıcımızdır. Yaşam, adı üstünde olduğu gibi yaşandıkça yaşamdır. Bol yaşamda aynı şekilde bize bol yaşamı sunanın yaşamı ve öğretileri doğrultusun yaşandığında bol yaşamdır. O zaman kaygı çekmek yerine esas olması gerektiği gibi yaşamı kucaklamakla bu söylemlerin gerçekten ne anlama geldiği herhalde herkesin kendi içselliğinde açılacaktır. 

“O halde yarın için kaygılanmayın. Bırakın yarının kaygısını yarın çeksin. Her günün derdi kendine yeter”.

Kelam ve Şükran İbadeti- Pazar Saat 11.00-12.30
                                 Bu sayfa All Saints Moda Kilisesi Derneği tarafından hazırlanmaktadır.