• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAINTS MODA KİLİSESİ
    • Dünyanın Işığı Sizsiniz
    • ALL SAINTS MODA
    • Sizin Işığınız İnsanların Önünde Öyle Parlasın ki...
    • ALL SAINTS MODA
    • Göklerdeki Babanız'ı Yüceltsinler!
YOL REHBERİ






İLAHİLER


KİTAPLAR

SOHBET-3-Buyruk

     
      Buyruk 
 
                                                       (Yuhanna 12:34-35  üzerine sohbetler)
Efendimiz Mesih İsa şöyle buyuruyor; size yeni bir buyruk veriyorum; birbirinize sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin. Eğer birbirinize böylesi bir sevgi ile yaklaşırsanız, etrafınızda bulunan insanlar da böylesi bir muhabbeti görerek sizlerin benim talebelerim olduğunu anlayacaklardır. 
 
Sevgi kelimesi, muhabbet kelimesi, aslında her zaman öne çıkan ve bir çok insan tarafından yakinen tanınan, yakinen bilinen bir kelimedir. Esasında sevgi, tek başına, tek taraflı beklentisiz  vermede kendini ifade eden bir kelime olmakla birlikte, muhabbet  kelimesi biraz daha beklentisizlikte karşılıklı bir sevgi paylaşımını ifade eden bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani bir anlamda, “benim sen, senin ben” olabilmem, hiç değilse buna niyetlenmiş olmam gerçeği, muhabbet kelimesinde biraz daha derin ve içten bir biçimde irdelenmiş olmaktadır. Hiç kuşkusuz sevgi elbette farklı dillerin kendi dağarcığında ve belki farklı ifadelerle daha da derin anlatılmaya çalışılmış olabilir. Mesela eski grekçede “Agape” kelimesi, daha ziyadesiyle “karşılıksız yani herhangi bir beklenti olmadan” sevme anlamında sevgiyi bir kelime ile ifade eder. Ve çoğu zaman Efendimiz Mesih İsa’nın da zaten ortaya koymak istediği, anlatmak istediği böylesi bir sevgidir. Ve bu ifade sadece “sevgi” sözcüğü ile dilimize aktarıldığında adeta bu sevgi, sanki biraz sıradan bir sevgi halini alırmış gibi olmakta ve anlam kaybetmektedir. 
Aslında böylesine bir sevgide “benin Ben’de sen” olması hakikatinde bir Mesihi seviye ışıması olduğuna göre, bu bizim dilimizde tam anlamı ile “ilahi sevginin” ışıması ve dolayısı ile böylesi bir temelde “ilahi aşktır”. Ve ilahi aşk, hem seven hem de sevileni bir anlamda bir şeyleri karşılıklı paylaşmaya taşır. Yani aşk seven ve sevileni muhabbet dediğimiz noktaya taşır. Ve burada artık “aşk” kendini ifade edilemez ifadeler içinde, kelimelerin işlemediği bir seviyeye teslim eder. Bu muhabbet, artık sözde değil, özde ifade bulan bir muhabbettir. Ve Efendimiz Mesih’in uğruna canını verdiği “sevgi” kelimesi kendi kendini ifade eden ve bir çok yolları olan “ sessizliğin sesi” haline gelir. 
Peki, bu neden yeni bir buyruktur. Aslında herkesin asırlardır bir yolla bildiği, özlediği bir kavram, nasıl yeni bir buyruk olur? Bu şundandır; insanlar kendi benliklerinin alma arzusunda hep kendilerini kendilerine kilitlemişlerdir. Yani “acılar yolu” üzerindeki yürüyüşte bir anlamda içimizde her türlü buyruk esasında “benliğin” kendi kendini kilitleyen kendi buyruklarıdır. Maalesef, dünya ve hatta bir çok inanç bu kadar sevgiden, muhabbetten bahsettiği halde, çoğu zaman bütün bunlar bir edebi söylem ya da arzulanan anlık bir hayal olmanın ötesine geçememektedir. Bu nedenle bir anlamda “putperestliklerimiz” olan bizim ilizyonlarımızda oluşturduğumuz buyruklarımızın üstüne çıkıp, “ilahi aşkı” yeniden ele alabilmemiz için Efendimiz Mesih İsa bize “acılar yolu” üstünde “mana yoluna” has yepyeni bir buyruk vermektedir; “Birbirinizi sevin”. Yani “ilahi aşkı”, beklentisiz sevgiyi kendi benlik algınız üstünde yaşam edinin, yaşama giyinin. Ki bu, sizin böylesi bir aşkta Mesih seviyesine talip olduğunuza işaret olsun. Ve bir çoklarına “mana yolunu” sunsun.