• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAINTS MODA KİLİSESİ
    • Dünyanın Işığı Sizsiniz
    • ALL SAINTS MODA
    • Sizin Işığınız İnsanların Önünde Öyle Parlasın ki...
    • ALL SAINTS MODA
    • Göklerdeki Babanız'ı Yüceltsinler!
YOL REHBERİ






İLAHİLER


KİTAPLAR

SOHBET-6-Işık ve Tekne

           
Işık ve Tekne 
                                                       (Luka 5:3-5  üzerine sohbetler)
Efendimiz Mesih İsa sahilde bulunan iki tekneden Simun'a (Petrus'a)) ait olanına binerek biraz sahilden açılmalarını rica etti ve aynı zamanda da sahilde toplanmış bulunan halka ders vermeye devam etti. Konuşmasını tamamladıktan sonra Simun'a "Derin sulara açılın, balık tutmak için ağlarınızı atın" dedi. 
Her bir yaşam aslında kişinin kendi kendine oluşturduğu dünyasının ifadesidir. Bir anlamda yaşam sanki bir teknedir. Ve tekne içindeki rutin yaşam biçimleri, zaman zaman bizi eli boş bir sahile doğru çeker. Ve sahilde adeta yaşamın içinde elimizden geleni yapmış olduğumuz düşüncesiyle ağlarımızı temizler ve bir başka anlamda yaşamı yaşamayı en azından o yaşadığımız an için bırakır dururuz. Oysa Işık hiç yerinde durmamaktadır. Efendimiz Mesih'te bize ışıyan o muhteşem Işık, aslında dünya üzerindeki kısa hizmet süresinde dahi hiç durmaksızın bu ışığı sunabileceği bir çatlak arayıp durmaktadır. Çünkü ışık, küçücük çatlaklardan bile geçme yeteneğine ve karanlığı yenme gücüne sahip muhteşem bir enerjidir. Yeter ki, yaşam ışığı için her bir ruha verilmiş ama bir türlü fark edilemeyen küçük ışıklar kendini karartmasın. 
Simun için bu çatlak, yani ışığa olan özlem, aslında ağabeyini izleyerek Efendimizle ilk karşılaşmasında kendini göstermiştir. Ve bu ikinci karşılaşmada ise, Efendimizin sahilde bulunan iki tekneden birini seçmesi aslında bir tesadüf değildir. Çünkü bu ikinci tekne, bu ikinci yaşam, bir diğer anlamda "kendi özgür iradesinde" yani yaşamı ya da ölümü, bir diğer anlamı ile maddeyi ya da manayı seçme özgürlüğünü Simun'un kullanmasının sonucunda, Işığın çatlaktan içeri girmesine güzel bir örnektir. Ve bu örnekte artık Mesih doğrudan bu çatlaktan içeri girmekte ve Simun'un teknesini, Simun'un yaşam kabını, yani kalbindeki açtığı ilk karşılaşma noktasından içeri girerek Simun'un gönlünü doldurmuştur. 
Şimdi bu noktada Efendimizin girilen bu gönülden yani tekneden, yeniden halka yönelmesi, hem tekneye hem halka hitap etmesi de, büyük bir anlam kazanmış olmaktadır. Burada verilen ders nedir? Burada konuşulan konular nedir? Bunların tam net bir açıklaması olmamakla birlikte, burada vurgulanan, Işığın girdiği yaşamların hem içe hem dışa konuştuğu gerçeğidir. Yani Mesih seviyesi, en ufak bir ışımasında dahi hem içedir hem dışadır. Ve ancak bu etkinlik suyun üstünde olan bir etkinliktir. Su yargıdır. Su bir anlamda Adem seviyesini helaktır. Su aynı zamanda bir başlangıçtır. Hayattır. Su yeni yaşamdır. O zaman bu nokta, hem başlangıç hem sondur. Yani tekne dünya ise, Simun bu dünyasına ışık hüzmesi için küçük bir adım atıp ağabeyi arkasında Mesih'le karşılaşmış olandır. Bu karşılaşmanın ardından bu ikinci karşılaşma bir hareketlilik başlatmıştır. Bu hareketlilikte yaşama gelen ışık, aslında önce içe ve dışa öğretendir. İç ve dış doğrudan talebeliğe Mesih talebeliğine davet edilmektedir. Talebelik ise ağlarını yani yaşam fonksiyonlarını en ufak bir işlevsizlikte kenara çekilip yıkamamaktır. Yani talebe gayretle dar kapıdan geçmeyi ve mucize yapmayı değil de mucize yaratmayı talep edendir. Bu mucize ise Yaratan'ın "sevgi ve ihsanında" derin sulara açılmada ve balık tutmak için ağları bir kez daha yılmadan sonsuzluğa atmadır.