• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAINTS MODA KİLİSESİ
    • Dünyanın Işığı Sizsiniz
    • ALL SAINTS MODA
    • Sizin Işığınız İnsanların Önünde Öyle Parlasın ki...
    • ALL SAINTS MODA
    • Göklerdeki Babanız'ı Yüceltsinler!
YOL REHBERİ






İLAHİLER


KİTAPLAR

SOHBET-9-Ünvan

                          

Ünvan

                                                       (Yuhanna 1:41-42  üzerine sohbetler)

Andreas önce kendi kardeşi Simun'u bularak ona, "Biz Mesih'i bulduk" dedi...ve kardeşini Efendimiz Mesih İsa'ya götürdü. Efendimiz İsa ona bakarak "Sen Yuhanna'nın oğlu Simun'sun. Kefas(Kaya/Petrus) diye çağrılacaksın" dedi. 

Yaşam, her gün kendi içinde taşıdığı bir çok veri ile bizi karşılamaktadır. Ve doğal olarak bizde, bu günlük sıradan yaşamlarımızda, çoğu zaman bu verileri doğal bir akış içinde karşılar dururuz. Aslında bu verilerin hiç biri tesadüfi veriler değildir. Çünkü her bir zerre, kainat içinde, o muhteşem düzen sisteminde, belli bir sebep ve sonuç ilişkisi bağlantısında mevcuttur. Bu sebepten ötürü bize yaşam içinde sunulan her bir verinin de elbette bir sebebi ve bu sebebinde elbette bir sonucu vardır. Aynen burada olduğu gibi, Simun'un Efendimiz Mesih İsa ile karşılaşması aslında bir tesadüf değil belli bir sebep ve sonuç ilişkisinde olması gerektiği gibi işleyen bir işleyişin sonucudur.

Her bir karşılaşma elbetteki içte bir karşılaşma olacak değildir. Ama özellikle burada olduğu gibi, mana yolunu arayan bir ağabeyin "Biz Mesih'i bulduk" şeklindeki ifadesi adeta üstün alta çağrısı şeklinde bir ifadedir. Ve böyle bir ifadenin zaten mana daveti kendi içindedir. Yani hayatının gayesini sorgulayan sıradan bir balıkçı için böyle bir cümle yeterince manevi bir cazibe yaratmış ve Simun'u harekete geçirmeyi başarmıştır. Ve Simun hemen ağabeyi ile birlikte Efendimiz Mesih'in huzuruna koşmuştur. Burada böyle bir insiyatifin ele alınışı, aslında sıradan bir yaşamı, günün döngüsü içinden alıp daha ziyadesiyle günün üstüne çıkarmaya ve kişiyi bir mana  yolu yolcusu haline getirmeye güzel bir örnek teşkil etmektedir. Simun, her ne kadar bunun farkında değilse de, o ilk karşılaşmada Efendimiz Mesih İsa'nın Simun'a manevi bir ünvan vermesi noktasında bu aşikardır. Yani mana yolu için atılan ve hatta pek de farkında olmadan atılan bir küçücük adım dahi, o anda, mana yolu üzerinde kişinin rolünü belirleyen bir adım olmuştur. 

Hiç kuşkusuz hayatın anlamını sorgulayan, kendi işinde gücünde, sıradan yaşam döngüsü içinde yaşayan bir çok kişinin de, günlük hayatı içinde böylesine farkında olmaksızın ışıkla karşılaşma anları olmuş veyahut en yakın bir zamanda olacaktır. Çünkü insan manadan maddeye ve maddeden de manaya bir sonsuzluk yolcusudur. Ve her bir insan Simun gibi manevi bir cümlenin uyandırış anını beklemektedir. Burada olan budur. Bir an olsun kalplerdeki arayışa "Biz Mesih'i bulduk" şeklindeki çok net üstten bir uyandırış cevap olmuş ve kişiyi bir adımda olsun insiyatifi ele almasına neden olmuştur. Aslında o insiyatif anında dışta karşılaşma Mesih düzeyinde Mesih'le karşılaşmadır. Işığın kalbe ışıdığı o bakış aslında kalpte nokta oluşturan bir bakıştır. Ve o bakışta o kişiye aslında mana yolundaki rolü biçilmiş ve bir anlamda mana yolunun kapıları açılmıştır. Şimdi yukarıdan uyandırılışta, insiyatifin ele alınışında, Mesih'in meshedişinde kendisine rol biçilen kişi o an ya da uzun bir müddet bunun farkında olmasa da bir gün mutlaka bu bereket, bu aktive ediş hayatında yer bulacaktır. Yalnız böylesine bir yer buluş için illa ikinci yani sadece dışta değil içte bir karşılaşmanın da olması esastır. Ve ünvan ancak içte açılmaya başladığında işlevindedir.