• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAİNTS MODA KİLİSESİ





SOHBET-10-Talebelik

                   
Talebelik
                                                       (Yuhanna 1:37-39  üzerine sohbetler)
Efendimiz Mesih İsa arkasını dönüp Yahya'nın iki talebesinin ardından geldiğini görünce onlara "Ne arıyorsunuz?" diye sordu. Ve talebeler "Hocam, nerede oturuyorsunuz?" diye sordular. Efendimiz Mesih İsa ise onlara "Gelin, görün" dedi. Yahya'nın talebeleri de Efendimiz Mesih'in nerede oturduğunu gördüler ve o gün Mesih İsa ile birlikte kaldılar. 
 
Öğrencilik, daha ziyadesiyle bilgi edinme amaçlıdır. Ve daha ziyadesiyle öğrenme ile bağlantılı olarak, somut ilimler üzerinde yapılan çalışmaları ihtiva eder. Oysa talebelik, her ne kadar biraz eski bir kelime olarak görülse de esasında manası itibariyle daha içsel, daha ruhani ve gönül seviyesinde Yaratan yaratılan ilişkisini, gönlün içinde algılama gayretidir. Daha soyut, elle tutulmayan, beş duyunun hissettikleri ötesinde varlığı, manayı anlama çalışmalarını kapsar. Ve öğrencilikte bir öğrenme esası varken, talebelikte ise bir istek, bir talep etme söz konusudur. Zaten burada da bu anlamda talebeliği hatta seviyeleri ile talebeliği görebilmek mümkündür.
Yahya'nın talebeleri, Yahya ile olan mana çalışmalarını bulundukları seviyeye ulaşma gayretlerini tamamladıkları an, mana rehberleri olan Yahya tarafından Efendimiz Mesih'e yönlendirilmişlerdir. Demek ki, bir anlamda Yahya'nın mana yolunda Işık önderliği bir seviyedir. Yani, bu seviyede manevi yaşam için yeniden insiyatifi ele alan ve Yaratan'a daha kararlı bir biçimde yürümeye adım atan kişiler Yahya'ya talebe olmuşlar, bir anlamda alıştıkları, içine gömüldükleri, maddeyle manayı karıştırdıkları dini seviyelerini arkalarında bırakma cesareti göstermiş ve daha üst bir manevi seviyeye doğru yelken açmışlardır. Ama ne olursa olsun esas gelinmesi gereken nokta Yaratan sureti olabilme noktasıdır. Esas giyinilmesi gereken, Mesih'in, o Yaratan'ın "sevgi ve ihsan karakteri" olan Mesih'in, giyinilmesi ve içe edinilmesi noktasıdır. İşte bu nedenle "dünyanın alma arzusun kaldıran ve kendini bu uğurda ortaya koyan kurban kuzusu" olarak Yahya Efendimiz Mesih'i işaret etmektedir. Kendi Işık önderliğinde belli bir olgunluğa, belli bir kemalata erişen bu iki talebesini Yahya, bu nedenle Efendimiz Mesih'e yönlendirmektedir. Ve talebelerde itaatle Efendimizi takibe başlamışlardı. 
Ve bu noktada önemli bir soru dile gelmektedir; "Ne arıyorsunuz?". Bu yeni bir seviyenin başlangıcıdır. Mana yolunda Adem seviyesini yani sadece "benlik için alma seviyesini" terk eden ve  belli mana rehberleri ile yol almaya başlayan talebe için esas Yaratan'a yürüme seviyesi, Mesih'le bütünleştiği o seviyedir ki, giriş sorusu aslında "Ne arıyorsunuz?" sorusudur. Esasında her yeni seviyenin girişinde bir öğrencilik aşaması vardır. Bu nedenle Yahya'nın talebeleri Efendimize; "Nerede oturuyorsunuz Hocam?" diye sormaktadırlar. Bu soru aslında sorunun cevabı yerine verilen bir sorudur. Yani henüz maddede bir arayışla bir kurtuluş kapısı aramakta ve hatta bu arayışa devam ettiklerini belirtmek istemektedirler. Fakat Mesih'in cevabı, burada bu üstün altla buluştuğu o en üst noktada talebeliğin kapısını açan bir cevaptır. Oldukça net, sade içinde mana yolunun doruklarına çağrının cazibesi olan iki kelime dile gelir; "Gelin ve görün". Bu talebeliğin esası olan mana yaşamına ve Yaratan'ı içte edinime çağrıdır.