• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAINTS MODA KİLİSESİ
    • Dünyanın Işığı Sizsiniz
    • ALL SAINTS MODA
    • Sizin Işığınız İnsanların Önünde Öyle Parlasın ki...
    • ALL SAINTS MODA
    • Göklerdeki Babanız'ı Yüceltsinler!
YOL REHBERİ






İLAHİLER


KİTAPLAR

SOHBET-17- Karanlığa Sebepler

               
Karanlığa Sebepler
                                                       (Yuhanna  12:44-45  üzerine sohbetler)
 Efendimiz sesini yükselterek şöyle buyurmaktadır; Bana iman eden bana değil, beni gönderene iman etmiş olur. Beni gören beni göndereni de görür. Bana iman eden hiç kimse karanlıkta kalmasın diye, dünyaya ışık olarak geldim.
 
Karanlıkta kalmamak aynı zamanda karanlığın farkında olmakla da yakından alakalıdır. Çünkü karanlık aslında yaşam ışığının varlığı için bir nedendir. Yani bir başka deyişle zaten ışığın parlaması için karanlık vardır ve şarttır. Çoğu zaman karanlık hep bizden ötede karşımızda, ya da karşıtta algılanmaktadır. Oysa kimse karanlıkta kalmasın diye dünyaya ışık olarak gelen Efendimiz Mesih'e göre ise, karanlık bize bizden yakındır. Ve bu nedenle bir anlamda kişiyi karanlıktan kurtarmak, kendisinden kurtarmaktır. Karanlığın bu denli bizle bütünleşmiş olduğu gerçeği, aslında Mesih İsa'nın sözlerinde oldukça net olarak açıklanmakta ve elbette bu karanlıktan kurtuluş yolları da, kendi sunduğu kurtarış gerçeği üstünde gösterilmektedir. Efendimize göre her şeyden önce karanlığın sebebi kendi bakış açılarımızdır. Mesih İsa “gözünüz bozuksa, tüm bedeninizde karanlık olur”-Mt.6:23 demektedir. O zaman Mesih'teki kurtuluşumuzda Mesihi giyinmek, aynı zamanda saran Işıkla bu kendi kendimize mahkum edilmiş bakış açımızdan kurtulabilmemiz demektir. İkinci nedense, hiç kuşkusuz kendi sınırlı bakış açımızdan kaynaklı ışığımızı ışık sanmamızdır. Yani Efendimize göre “ışık karanlıksa ne korkunçtur o karanlık”-Mt.6:23. Karanlık bile, aslında gözlerimizin seçebildiği bir gerçekliktir. Ama çok etkin bir ışığın aldığı gözlerimiz bir anlamda ışığın etkisinde kör olabilmekte ve hiçbir şeyi görememektedir. Çoğu zaman bu gerçek bizim yaşamlarımızda kendiliğimizden ışık olarak gördüğümüz şeyler için de aynen geçerlidir. Yani sanki kendi kendimizi kör etmişizdir. Üçüncü sebep ise, Kutsal yazılarda “düğün meselinde” olduğu gibi bir türlü bütünü göremeyişimiz ve kendimizi bütünün dışına doğru itmemizdir. O meselde de böyle olmuştur, ev sahibinin düğün için hediye ettiği düğün giysisini giymeyen tek kişi düğünden dışarıya, karanlığa atılmıştır-Mt.22:11-13. Bu da aslında bütünün dışında parçaya mahkum olmanın karanlığa sebep olduğunun en güzel işaretidir. Dördüncü neden ise aydınlığı her alana yaymamaktır. Yani bazı alanları gri bırakmaktır. Bu çoğumuz için günlük hayatımızda mevcut olan bir durumdur. Oysa Mesih İsa “hiçbir yanı karanlık kalmazsa...bedenin tümden aydınlık olur”-Lk.11:36 demektedir. Beşinci neden ise karanlıkta yürümeyi yani net olmayan durumlar içinde bile hareket etmeyi, karar almayı, yaşamsal planlar yapmayı seçmektir. Oysa yine Efendimize göre “karanlıkta yürüyen nereye gittiği bilmez”-Yuh.12:35. Altıncı neden ise Mesihi düzeyi yaşam olarak edinmiş olamamaktır. Çünkü Mesih İsa bu konuda da oldukça nettir ve “benim ardımdan gelen asla karanlıkta yürümez”-Yuh.8:12 demektedir. Yani Mesih düzeyi aslında kaosun sürekli ıslaha dönüştürülüp değiştirildiği düzeydir. Bu da elbette Ruh'un rehberliğinde hergün Mesihi yaşama gönenebilmektedir. Ve yedinci neden ise karanlıkta söylediklerimizin hiç farkedilmeyeceği ilizyonudur. Oysa yaşamda “örtülü olupta açığa çıkmayacak Hiçbir şey yoktur”-Lk.12:2-3. Ve bütün bu sebeplerin ortadan kaldırılması aydınlığa yoldur.