• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
    • ALL SAINTS MODA KİLİSESİ
    • Dünyanın Işığı Sizsiniz
    • ALL SAINTS MODA
    • Sizin Işığınız İnsanların Önünde Öyle Parlasın ki...
    • ALL SAINTS MODA
    • Göklerdeki Babanız'ı Yüceltsinler!
YOL REHBERİ






İLAHİLER


KİTAPLAR

SOHBET-20-Vizyon Farkı

               
 Vizyon Farkı
                                                       (Yuhanna 6:1-5 üzerine sohbetler)
Efendimiz Mesih İsa "gitmelerine gerek yok, onlara siz yiyecek verin" diye buyurdu(Mt.14:16)..Filipus "her birinin bir lokma yiyebilmesi için iki yüz dinarlık ekmek bile yetmez" şeklinde cevap verdi. Andreas ise, Efendimiz Mesih'e; "burada beş arpa ekmeği ile iki balığı olan bir çocuk var" diyrek çocuğu Efndimize getirdi.
 
Mesihte kurtuluşun üstün egemenliğini kişiye indirgemesi gerçeği, ancak büyük bir samimiyetle yaşamda kucaklandıkça içte açılan, büyüyen bir gerçekliktir. Ve bu gerçeklik bir inanç değil, tersine kendini yaşamla ifade eden bir bilinçtir. Bu bilinç öze ne kadar yakınsa özü o kadar kavrayıp bu kavramı yansıtma durumundadır. Bu nedenle Mesihi tanımak, Mesihi bilmek, Mesihi edinmek hep birbirinden farklı algı ve birbirinde farklı yakınlık düzeyleridir. Bu farklı algı ve yakınlık düzeylerini Efendimiz Mesihe yakın talebeler arasında bile görebilmek mümkündür. Çünkü bu dışın ne kadar kaynağa yakın olduğu meselesi değil, esas için nerede ne kadar kaynakla bağı olup olmadığı meselesidir. Burada geçen bu hadisede de bu oldukça açıktır. Filipusla Andreas buradaki bu olayda adeta bunu net bir biçimde olaya olan tepkileri ile bize göstermektedirler. Birisi birden bire ortaya çıkan ve acil çözülmesi gereken soruna mantık çerçevesinde oldukça dar bir pencereden bakarken diğeri ise; eldeki en küçük bir veriyi bile bir değer kabul ederek soruna oldukça geniş bir pencereden bakabilmektedir. Bu vizyon farkının bariz göstergesidir. Vizyon farkı ise oldukça açık, oldukça net büyük ve farklı sonuçlar demektir. Bir bakış açısında imkânsızlık, kendi mantığı içinde kendi imkansızlık ilizyonunu oluşturup sonuçsuzluğu sonuç kılarken, diğer taraftan diğer bakış açısında eldeki en küçük veriye verilen değer ve bu değerin Mesihi seviyeye takdiminde  imkansızlık mantık üstü yaklaşımda imkanı olan bir hale dönüşmüştür. Kısacası Filipus için imkansız görülen ve bir anlamda kesilip atılan kendi gerçekçiliğindeki gerçeklik, Andreas için eldeki küçücük değerlerin dahi sayılması kaydında, yani mantık üstü inanç düzeyinde, daha doğrusu Mesihte imkan dahilinde görülmüştür.Yalnız burada küçük bir ayrıntıyı da göz ardı etmemek gerekir. Böylesi geniş bir vizyona sahip Andreas Mesihe ilk talebe ve Mesihe en yakın dörtlü içindeki en sakin ve kişileri yerlerinde değer kabul edebilen bir kişiliktir. Kardeşi Petrusu büyük bir coşku ile Mesihe takdim edende yine odur. Daha doğrusu yakın halka, Yaratan sureti olabilme gerçekliğinde Mesih kurtarışını, daha bir mantık üstünde gönenebilen ve buna göre de vizyonu oldukça geniş olabilen bir halkadır. Ve bu halka Mesihte aza kanaatin değil, en azın bile görünmeyen çokluğa bir veri, bir kapı olduğunun farkındalığında olandır. O zaman esas olan halkayı "kaynağı, yani özu bende görene dek" daraltabildikçe daraltabilmek ve Mesihte vizyonu büyüttükçe büyütebilirken, kendi benliğimizin alma arzusunda kendi kimliğimizi küçültebildikçe küçültebilmektir. Bu nedenle Efendimiz Mesih Luka 21:1-4 "yoksul dul kadının" kendi yokluğundan sunduğunu zenginlerin kendi varlıklarından sunduklarından çok daha değerli görmektedir. Bunun yegane sebebi aslında küçük verilerde yani elimizde olan %1'lik verinin arkasında var olan %99 esas görünmeyen verinin kaynağını görebilmektir. Bu da hiç kuşkusuz ve doğal olarak büyük bir vizyon farkı nedenidir. Ve bu olayda da aslında bize öğretilmek istenilen budur.