• Anasayfa
  • Favorilere Ekle




SOHBET-36-Işığın Aradığı Kap

Işığın aradığı kap-Lk.15:1-31 üzerine sohbet

Oğlum, sen her zaman yanımdasın, neyim varsa senindir. Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!..Lk.15:31-32

Mesih İsa’nın özellikle dindar toplumun dışına itilmiş, toplumca pek de kabul görmeyen kişilerle olan ilişkisi bütün hizmeti boyunca hep eleştirilere neden olmuştur. Bir anlamda bu bölüm bu eleştirilere bir cevap şeklinde kaleme alınmıştır. 

İsa, her hizmeti boyunca vergi görevlileri ve toplumun günahkar saydığı insanlarla konuşmaya, arkadaşlığa devam etmiştir. Dolayısı ile onu eleştirenler için böyle bir durum dini kurallara uymama olarak görülmüştür. Oysa Mesih İsa çağrıldığı hizmetin bilincinde üstüne düşen sorumluluğu harfiyen yerine getirme çabası içindedir. “Egemenlik müjdesi herkes içindir. İnsanlar “mana yolunu” görmezlerse “acılar yolunda” olduklarını nasıl fark edebileceklerdir?

Mesih İsa’nın bu üç meselinin konusu “kaybolma” ve “kaybolanı arama” üzerinedir. Her üç olayda kaybolan bir şey ve ona verilen değer sebebiyle aranması ve sonunda bulunması vardır. Hiç kuşkusuz bu bölümde de bize anlatılmaya çalışılan Efendimiz İsa’nın yaşamı ile bize öğrettikleri ve bu öğretilerin bizim yaşamımızda da yaşam olmasıdır. Bu amaç doğrultusunda bizden istenilen, “hiç insan ayırmaksızın”, doğal olarak  ve elimizden geldiğince herkesle esenlik içinde olmamızdır. İnanan, inanmayan, toplumun kabul ettiği ya da etmediği kişileri ayırt etmek gibi bir durum, bir Mesih talebesi için geçerli değildir. Çünkü talebenin yaşamı zaten Efendisinin ardı sıra yürümektir. O zaman doğal talebe yaşamımızda, yürüdüğümüz mana yolunda önümüze ne çıkıyorsa, bizim için o o önümüze çıkan her ne ise, “bol yaşamımız” içinde bir yeri olacaktır demektir. Bu asla o zaman “herşey mübahtır” şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu yer alış elbette Mesihi düzeydedir. Bu üç mesel’e genel olarak baktığımızda şöyle bir değerlendirme yapmamız mümkündür; 1.Kaybolan fark ediliyorsa bir değerdir. 2.Kaybolan değer yürekle aranır. 3.Kaybolan bulma umuduyla aranır. 4. Bu arayış eleştirileri de beraberinde getiren bir arayıştır. 

İsa’nın herkesi kucaklayan tavrı zaten müjdesinin yaşamda ifade bulmasıdır.i Tanrı egemenliği herkes içindir. Müjde, yeni doğuş, bol yaşam, sonsuzluk bilinci herkes içindir. Elbette yüreklerinin kapısını açabilme gayreti içinde olabilecek herkes içindir. Bu nedenle Mesih’te olanlar, iyi olanlar yeri geldiğinde doksan dokuz koyun örneklemesinde olduğu yerlerinde kalacaklar ve bir kişi bile olsa kaybolana değeri fark ettirilip olması gereken noktaya gelebilmesi için gayret edilecektir. Bu doksan dokuzu terk etme değildir. Aksine zaten onlar olmaları gereken yerdedirler. Amaç, yerlerinde olmayanlara, suret olma vasfını yitirmiş olanlara, bulundukları yerin doğru yer olmadığını “bol yaşamla” gösterebilmektir. Bir “mana yolu” olduğu gerçeğini gözlemlemezlerse, buna tanık olmazlarsa “acılar yolu” içinde bunu nasıl bilebileceklerdir. Zaten Pavlus bu nedenle “Tanrı sözünü yayan olmazsa, nasıl duyacaklar?” -Rom.10:14 diye sormaktadır. Tohumcu yani İsa Mesih ve Mesih talebeleri tohumu serpeceklerdir. Ama tohumun iyi toprağa düşmesi ve ürün vermesi tamamen  kişinin kontrolü dışındadır. Orada artık iş saran Işığındır. Işığın aradığı kap bulunduğu anda zaten “kaybolan bulunmuştur” ve o noktada artık büyük bir sevinç vardır. Geride bırakılan değerler terk edilmiş değildir. Aslında kendilerine sunulmuş bütün lütufların efendisidirler. Ama kaybolanı da esas olması gereken yere getirmek büyük bir coşkudur. Yeşeya kaybolmuşluğu şöyle tarif etmektedir; “Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, her birimiz kendi yoluna döndü”-53:6 Matta’da kaybolmuşluğu “Çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.”-Mt.9:36 şeklinde ifade etmektedir. Üç mesel ilginçtir ama “çoban, kadın ve baba” figürlerini içeren üç ayrı meseldir. Üçüde kaybolanı aramaktadırlar. Bu bir yandan Yahudi mistizmindeki yaşam ağacında yer alan Hochma-Bina ve Tiferet dairesini hatırlatırken, bir diğer yandan da bize Kutsal Üçlüğü hatırlatmaktadır. Kısacası Işık bütün yüreği ile kabını arayıp durmaktadır. Ve Mesih İsa “Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir”-Yuh.10:11 demektedir.