Mesih Talebesinin Mesihi Yaşam İlkeleri

 

1.Kendi içselliğinde Tanrı ile olan ilişkisi gizli, halk ile olan ilişkisi oldukça açık ve nettir.

 

2.Mesih’in kurtarışını gönenmiş, Ruh’un rehberliğinde ve kutsal yazıların ışığınıda iman, inanç ve uygulamalarını “İbadetler, Törenler ve Yol Rehberi ” kitabı çerçevesinde sürdürür.

 

3.Mana çalışmaları için kendi içselliğine hitap eden bir “mana gurubu” seçer ve bir mana rehberi ile çalışmalarını sürdürür.

 

4.Her iyiliğin ve güzelliğin kaynağının Tanrı olduğunu bilir. Aynı zamanda nefsinin kötülüklere kaynak olduğu bilincinde ve aç bir arslan gibi etrafında dolanan kötünün farkındalığında elden geldiğince ayık ve uyanıktır.

 

5.Mana yolunda içsel yolculuğundaki bir çok edinimini, deneyimini kimseye ilan etmez.

 

6.Mümkün olduğunca kimsenin kendisine hizmet etmesine izin vermez. Elinden geldiğince kendi işini kendisi görür.

 

7.Herhangi bir makam hırsı yoktur. Şöhretten kaçınır. Yaptığı her işi hakkını vererek yapar. İmkanları elverdiğince okul hayatını bir meslek sahibi oluncaya dek sürdürür ve aynı zamanda yaşadığı sürece eğitim ve öğretime, okumaya önem verir.

 

8.Muhakkak bir iş-meslek sahibidir. Asla başkalarına ekonomik olarak yük olmaz. Para karşılığında din ya da maneviyat adına hizmet sunma anlayışına karşıdır. İmkan dahilinde her tür gönüllü yardımlara koşar. Hayvanları ve doğayı koruyacak faaliyetlerde yer alır.

 

9.Az ve öz konuşur. Manevi konularda konuşmakta isteklilik göstermez. Mana yolu için açıkça davette bulunmaz. Ancak kendisine bu konularda soru sorulduğunda konuşur. Sorulara cevap verirken asla karşısındaki kişinin değişmesini, kendisi ile aynı fikirde olmasını beklemez.

 

10.Yüce O’lanla olan ilişkisini bir sır olarak düşünür. Başkalarının bu ilişkiyi bilmesinin gereksizliğine inanır. Tanrı’yı Mesih’inde ve Ruh’unda bir sevgili olarak görme eğilimindedir. Bu nedenle başkalarının bu muhabbet ilişkisini bilmelerini istemez. Bu muhabbete yaşamının tanıklık etmesini ister.

 

11.Mesih İsa’nın dizinin dibinde otururmuşçasına sürekli ve düzenli bir biçimde Kelamı talep eder ve Ruh’un rehberliğinde içinde ve yaşamında açar.

12.Yeni doğuşu edinmiş bir kişi olarak, insan-ı kamil olma yolunda kendi içsel yolculuğunda da yepyeni seviyelere ilerleme gayreti içindedir.

 

13.Genel ibadetler dışında kişisel ibadetlerini mümkün olduğunca halktan gizler.

 

14.Kendi içsel yolculuğunda bir iddiası olmadığı gibi, görünen yaşamında da neyse odur, olduğu gibidir.

 

15.İnsanların ayıpları ile değil, sürekli kendi nefsinin ayıpları ile ilgilenir.

 

16.Asla “kendini beğenmiş” değildir. Bu nedenle de farkında olmadan kendini beğenmiş olmamak için elinden gelen gayreti gösterir. Kendini öne atmaz, ama ihtiyaç olduğu her an elinden geleni yapar.

 

17.Ülkesine yürekten bağlıdır. Ülkesinin sosyal ve kültürel yapısı ile tam bir uyum içindedir.

 

18.Hiç bir ırkı bir diğer ırktan üstün saymaz. Kendi düşüncesinden farklı düşünceye sahip olanları ötekileştirmez. insanları zengin-yoksul, kadınerkek, köylü-şehirli, eğitimli-cahil gibi kategorize etmez. Farklı din ve inanışları aşağılamaz. Din ve inanışların saygınlığına zarar verecek söz, tavır ve davranışlarda bulunmaz. Sadelik içinde yaşamayı, aydınlanmayı ve aydınlatmayı ister.

 

19.Mesih İsa’da karşılıksız aldığı lütfun sevincinde, karşılıksızlık ilkesinde yürekten ve elden geldiğince paylaşmayı, yardımcı olmayı bir ibadet olarak algılar.

 

20.Bütün bu talebelik ilkeleri ışığında oldukça emin ve sadık bir kişilik sergiler ve asla emanete hıyanet etmez.

 

21.Her şartta elden geldiğince adil ve sabırlıdır. “Adaletli davranmaya” inancın olmazsa olmazlarından biri olarak kabul eder.

 

22.Kendi aile fertlerine de aile bütünlüğünü koruyacak şekilde; şefkat, muhabbet, itimat, anlayış, tahammül ve sabırla muamele eder. Yalnızca iman kardeşlerini değil, insan kardeşlerini de kendisi gibi sevme gayretindedir. Komşuluğa çok önem verir.

 

23.Akla ve İlme uygun olan bütün gerekli tedbirleri eksiksiz alır. Bu tedbirleri almaksızın kaderin hükmüne teslimiyet göstermez.

 

24.Aklın ve ilmin ışığındaki yaşamını, “mana yolu” üzerindeki içsel yolculuğundaki ışığını da hiç söndürmeksizin sürdürür.